İletişim


Ülkemizde Obezite, Obezite Merkezleri ve Bariatrik Cerrahi

Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesi" olarak tanımlanmaktadır. yuksek enerji alımına sekonder olarak vucutta aşırı yağ birikimi ile gelişir Obezite yüksek morbiditesi ve mortalitesi olan ciddi bir hastalıktır. Gunumuzde onlenebilir olumlerin sigaradan sonra gelen ikinci en onemli nedenidir Etiyoloji genellikle multifaktöriyeldir. 40-60 yaş arasında pik yapar. Kadınlarda ve gelişmiş ülkelerde sık görülür. DSO’ye gore, dunya genelinde 2018 yılında 1,9 milyar fazla kilolu ve 650 milyon obez yetişkin olduğu tahmin edilmektedir


Obezite tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır. Morbid obezite tedavisinde temel hedef fazla kilonun minimum komplikasyon ile güvenli bir şekilde azaltılması, obeziteden kaynaklanan yandaş sorunların kontrolü ve kilo kaybının uzun süre korunabilmesidir. Tedavi seçenekleri cerrahi ve cerrahi dışı yöntemler olarak sınıflandırılabilir. Morbid obezitenin tedavisine diyet ayarlamaları ve düzenli egzersizler ile başlanmalıdır. Yaşam tarzı değişikliklerinin başarı şansını artırmak için ilaçlar tedaviye eklenebilir. Morbid obezitenin en etkili tedavisi cerrahidir. Obezite tedavisinde diyet, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçların etkilerinin kısıtlı olması nedeniyle günümüzde kilo kaybı sağlama da altın standart yöntem CERRAHİ dir.

Tespit ve Öneriler

Obezite kompleks ve multifaktöriyel bir hastalıktır. Başta tip 2 diyabet olmak üzere KVH, HT, HL, serebrovasküler hastalık, çeşitli kanserler, obstrüktif uyku-apne sendromu, karaciğer yağlanması, gastroözofajiyal reflü, polikistik over sendromu, osteoartroz ve depresyon gibi birçok sağlık sorununun gelişmesine katkıda bulunmakta ve toplumların sağlık bütçeleri üzerinde büyük yük oluşturmaktadır. Ülkemizde obezite hızla artmaktadır. Türkiye, Avrupa’da yetişkin obezitesinin en sık görüldüğü ülkedir.Obezite, yetişkinlerin yanısıra çocukluk ve adelosan döneminde de artmaktadır. Bu dönemdeki obezitenin, yetişkin yaşlardaki obeziteye öncülük ettiği bilindiğinden koruyucu hekimliğin önemli bir hedefi de çocukluk ve adolesan döneminde kilo alımını engellemektir. Yaşlılarda fiziksel aktivitenin azalması, besin alımının değişmesi, “sarkopenik obezite”ye yol açar. Obezitenin önlenmesi için toplumun tüm katmanlarını kapsayacak, uygulanması kolay ve ucuz yeni müdahale programlarının geliştirilmesi ve bunların acilen uygulamaya konulması şarttır

  Obezite Taraması

18 yaş ustundeki butun bireylerin obezite acısından taranması onerilmektedir. Ne sıklıkta tarama yapılacağı ile ilgili net bir goruş birliği olmamakla birlikte her yıl yaklaşık 2 kg kilo alındığı goz onune alınırsa en azından 5 yılda bir obezite taramasının tekrarlanmasını oneririz.


  Obezite Tedavisi

Obezitede zayıflama ya da vucut ağırlığının kaybedilmesi, obezite ilişkili komplikasyonları azaltarak,sağlığın korunmasına katkıda bulunur ve beklenen yaşam suresini olumlu yonde etkiler. Bununla birlikte, sağlıkla ilgili harcamaları azaltacağı icin ekonomik katkıları da bulunur.


  Obezitenin Cerrahi Tedavisi

Obezitenin temel tedavisi yaşam tarzı değişikliği ve diyet olup, hedeflenen kilo kaybı sağlanamayan hastalarda farmakoterapi kullanılmaktadır. Çalışmalar yaşam tarzı değişiklikleri, diyet ve farmakoterapi ile elde edilen kilo kaybının ortalama %10-15 oranında olduğunu göstermektedir.


  Tedavi Planlanması

Eğer varsa komorbid durumların ve diğer sağlık risklerinin tedavisi Hastalara fazla kilo ve obezitenin KV risk faktörleri olan yüksek kan basıncı, hiperlipidemi ve hiperglisemi gibi hastalıklar ile ilişkisi konusunda bilgi verilmelidir. Komorbid hastalıkların uygun şekilde takip ve tedavisi planlanmalıdır.

Hakkımızda

1977 yılında Adana’da doğdu. 1990 yılında Uşak Anadolu Lisesi’ni , 1995 yılında Kocaeli Körfez Fen lisesini bitirdi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2004 yılında mezun oldu. 2005-2010 yılları arasında Kahramanmaraş Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda, Uzmanlık Eğitimi aldı.

Bütün kopyalama hakları @2021 alınmıştır | Doc.Dr.Serdar Yormaz